7 Eylül

Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu

Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu
14 Ekim 2019 - 10:16

Hafta sonu birkaç haber sitesinde, yaşanan jeotermal elektrik santrallerinin kentte yaşattığı sıkıntılara dem vurularak sorumlunun AK Parti olduğu vurgusu yapıldı.

AK Parti 2007 yılında Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu çıkarmakla suçlu ilan edildi.

Bugün Aydın’da başta çiftçiler ve çevreci örgütler ile birçok sivil toplum örgütünün haklı isyanları, ortaya konulan bilimsel raporlar da bunu işaret ediyor. Bana göre de öyle.

Eğer o yasa çıkmasaydı bugün bunlar yaşanmıyor olabilirdi.

Çıkarılan yasa incelediğinde Jeotermal Elektrik Santrali (JES)’lerin ruhsatlandırma aşamasında santrali kuracak olan işletmelerin lehine olan maddeler dikkat çekiyor.

Kanunun Genel Hükümleri 1’nci maddesi 3’ncü fıkrası 14’ncü bendi Jeoertmal Enerji Santralleri’nin koruma alanını şu şekilde ifade etmiş,

“14) Koruma alanı: Kaynak ve bunların bağlı olduğu jeotermal sistemin; bozulmasına, kirlenmesine ve sürdürülebilir özelliğinin yitirilmesine neden olacak dış etkenlerden korumak amacıyla sahanın jeolojik, hidrojeolojik yapısı, iklim koşulları, zemin cinsi ve tipleri, drenaj sahası sınırı, kaynak ve kuyu çevresindeki yerleşim birimleri, endüstri tesisleri, çevrenin topografik yapısı gibi unsurlara bağlı olarak belirlenmiş önlemler alınması gereken, içerisinde yapılan faaliyetlerin kontrol ve denetime tâbi olduğu ve gerektiğinde yapılaşma ve arazi kullanım faaliyetleri kısıtlanabilir alanları,”

Buradan da açıkça anlaşılıyor ki yaşam alanları yerine JES’in bulunduğu alanın korunması daha çok önem arz ediyor.

JES’in çevreye etkisi değil de çevrenin JES’e etkisi kanunda koruma altına alınıyor.

Ben buradan şunu anlıyorum.

Örneğin; JES’e yakın bir alanda arazim var. Bu durumda izinsiz olarak herhangi bir tesis kuramayacağım, yapılaşmaya gidemeyeceğim, üstüne üslük bunları yapacak olsam bile çevreye zarar veren benmişim gibi, gerekli önlemleri benim almam gerekiyor.

Ama sen benim zeytin bahçemi yok ettin. İncir ağaçlarımı kuruttun. Çilek seralarımı tükettin. Darı ekemez oldum. En önemlisi beni kanser ettin.

Bunların yaşanmaması için usulune uygun reenjeksiyon yapyor musun?, Ne kadar önlem aldınız?

1’nci maddeki Genel Hükümlerin 3’ncü fıkrasının 17 bendinde reenjeksiyonsuz ruhsat vermem diyor. Bunu da şu şekilde anlatıyor, “Üretilen jeotermal akışkanların yapay yöntemlerle kullanıldıktan sonra tamamının veya kalan kısmının üretildikleri jeolojik formasyonlara geri gönderilmesini/basılması“

Reenjeksiyonu yapmak zorundasınız yoksa ruhsat alamazsınız dendikten sonra çok basit kelime oyunlarıyla bu madde esnetiliyor

Hemen akabinde “deşarj da yapabilirsiniz” diye adeta reenjeksiyon yapmasanız da olur deniliyor.

İşte reenjeksiyonu esneten Genel Hükümlerin ilgili maddesindeki 18’nci bend,  

Deşarj: Jeotermal akışkanın kullanımından sonra reenjekte edilemeyen kısmının veya tamamının çevre kirliliğine neden olmayacak şekilde başka alıcı ortamlara gönderilmesi,

Zurnanın zırt dediği yer burası.

“Çevre kirliğinine neden olmayacak şekilde başka alıcı ortamlara gönderilmesi.

Bu ortamlar nereleri? Başka ortamlara hangi şartlarda ve nasıl taşınıyor.

Yoksa kurduğunuz basit ve ucuz sistemle su yataklarına mı gönderiliyor?

***

Denetleme hususunda belediyelere de büyük görevler düşüyor. Daha önce İl Özel İdaresi’nde bulunan denetleme yetkisi büyükşehir yasasından sonra santralin bulunduğu ilçe belediyelerine verildi. İl Özel İdaresi’nin aldığı pay da ilçe belediyelerine kaldı.

Gözümüz yok Allah daha çok versin.

Geçtiğimiz hafta ortalığı ayağa kaldıran havadaki pis kokuyla ilgili olarak Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Efeler Belediyesi, Germencik ve Kuşadası Belediyeleri’nden başka ses çıkaran olmadı.

İlçe belediye başkanlarından ve meclis üyelerinden bir çıkış beklerdim.

Meclis üyeleri demişken de aklıma geldi.

Ekim ayı Aydın Büyükşehir Belediye Meclis toplantısının sonunda Başkan Özlem Çerçioğlu Kasım ayı toplantısının Kuşadası’nda yapılacağını duyurdu.

Hemen akabinde yaşanan olay beni derinden üzdü.

Adını vermeyeceğim meclis üyelerinden biri Başkan Özlem Çerçioğlu’na seslenerek “Bize Kuşadası Belediyesi mi bakacak” diye sordu.

Bu “bakacak” kelimesinin altında çok şey yatıyor.

Kendinize baktırmak, yemek içmek için belediye meclis üyesi mi oldunuz?

Biz adamlardan Aydın’ın geleceğini kurtarmak için mücadele bekliyoruz, onun derdi bakım.

Bakıma ihtiyacınız varsa Aydın BŞB’nin Sevgi Evleri var.

Doğru mu doğru değil mi başkan?

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.