7 Eylül

‘Kesinlikle ‘tek adam’ boyutunda bir şey  yapmıyoruz’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay,

‘Kesinlikle ‘tek adam’ boyutunda bir şey  yapmıyoruz’
1 views
01 Kasım 2018 - 10:32

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı, MİT Başkanlığı, MGK  Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma  Sanayii Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi  Başkanlığı ve Devlet Arşivleri Başkanlığının 2019 yılı bütçeleri görüşüldü.

Oktay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Cumhurbaşkanlığı bütçesi  üzerindeki görüşmelerde, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili özellikle “tek adam”  boyutundaki eleştiriler, demokratikleşme konuları ve denetim mekanizmasına  yönelik sorulara ilişkin Oktay, “Bunlar beni biraz şaşırtmadı da değil.  Türkiye’de bir önceki sistem yürürlükteyken de bunlar kamuoyu önünde açıkça  tartışılan konulardı.” cevabını verdi.

Oktay, gerek kriz dönemlerinde gerekse yurt içi veya dışındaki ani  karar verilmesi gereken konularda, sürecin ne kadar hantal olduğunun kamuoyunda  ve Meclis’te tartışıldığını söyledi. Önceki dönemlerde de bu konunun  tartışıldığını hatırlatan Oktay, “Bu dönemde ilk defa siyasi iradenin, herhangi  bir vesayetin altında ve etkisinde kalmadan değişiklik yapabileceği olayı belki  hepimize garip geliyor ama milletimiz, Meclis bunu kabul etti.” ifadesini  kullandı.

Eksikliklerin sivil toplum örgütlerince, Meclis’te, üniversitelerde ve  kamuoyundaki her platformda tartışıldığını vurgulayan Oktay, “Toplumun yüzde  100’nün herhangi bir konuda eğer hemfikir olmasını beklersek, bu da mümkün değil.  Demokrasi dediğimiz şeyin tanımı bu da değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul sürecini anlatarak,  şöyle devam etti:

“Eğer ki bütün bunların sonucunda biz ‘Kardeşim bu tek adam  sistemiydi’ diyorsak, o zaman ben yine, anlayışınıza sığınarak şunu ifade etmek  istiyorum; Meclis’imizin, milletimizin kararlarına da güvenmiyoruz. Demek ki  Meclis’imiz de milletimiz de tek adamlık bir sistem geliştirebilir, ben bunu  kesinlikle kabul etmiyorum. Meclis’ten geçen bir sistemin, milletimizin  onayladığı bir sistemin ‘tek adam sistemi’ olabileceğine inanmıyorum.”

“Kesinlikle ‘tek adam’ boyutunda bir şey yapmıyoruz”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, kuvvetler ayrımını  güçlendirdiğini düşündüğünü belirten Oktay, bunu yürütme boyutunda gördüklerini  kaydetti.

Oktay, “yargının bağımsız olmadığı” yönündeki eleştirilere değinerek,  “Bu kesinlikle doğru değil. Bunu önceden deseydiniz doğruydu çünkü yürütme,  yasamanın içinden çıkıyordu. Yasamanın içinden çıkan hükümet de zaten en çok oyu  alan, iktidar olan yapıdan çıkıyordu. Dolayısıyla hükümetin istediği herhangi bir  şeyin burada geçmeme, yasalaşmama şansı yoktu. Şimdi böyle bir şey var mı? Yok.”  görüşünü dile getirdi.

Bu yeni sistemde istikrarın çok önemli olduğuna dikkati çeken Oktay,  aslında “tek adam” denilen durumun olmadığını yineleyerek, önceki sisteme  bakıldığında tamamen denetim dışı ve sorumsuz olan bir cumhurbaşkanının, şu anda  sorumluluk boyutunda denetime tabi olduğunu ifade etti.

Oktay, İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz’ın son dönemde  iktidara yönelik “inkar ve kibir” eleştirilerine yönelik sözleri üzerine şunları  söyledi:

“İş yapış şeklimizle şunu özellikle ifade etmek istiyorum; kesinlikle  ‘tek adam’ boyutunda bir şey yapmıyoruz. Herhangi bir konu geldiğinde  görüşüyoruz, tartışıyoruz, Cumhurbaşkanımızın söylediği her konuda, mutlak  şekilde Cumhurbaşkanımızın söylediğinin doğru olduğuyla ilgili böyle bir toplantı  tarzımız yok bizim. Siz nasıl çalışırdınız Sayın Yılmaz bilmiyorum ama biz böyle  çalışmıyoruz, biz bunu açıkça ifade ediyoruz. ‘İnkar ve kibir’ diye ifade ettiniz  ama bizde ne inkar vardır ne kibir vardır, bizde kabul vardır ama kibir asla ve  asla yoktur.” açıklamasını yaptı.

Politika kurulları konusuna ilişkin bir soru üzerine ise Oktay, söz  konusu kurulların çok sesliliğin bir ifadesi olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, politika kurullarının orta ve uzun  vadede vizyoner bakış açısıyla, bakanların değişimiyle her şeyin değişmesinin de  önüne geçecek sürdürülebilirliği sağlayan bir yapı olduğunu vurguladı.

“Bizim bunları eleştirmek yerine, buralara çok daha fazla girdi temin  etmenin amacında olmamız gerekir diye düşünüyorum.” ifadesini kullanan Oktay,  zaten bu kurulların çok farklı kaynaklara çok paydaşlılıkla politikaların  oluşturulmasına katkı vereceğini kaydetti.

“Şu anda size hesap veriyorum”

Oktay, askeri mahkemelerin kaldırılmasının, vesayetin kaldırılması  olarak görülmesi gerektiğine dikkati çekerek, Yüksek Askeri Şuranın (YAŞ)  sivilleştirilmesi boyutunun, Genelkurmay Başkanlığının Milli Savunma Bakanlığına  bağlanmasının da orta ve uzun vadede demokratikleşme olarak görülmesi  değerlendirmesinde bulundu.

Suriye ve Irak’ta yaşananlara değinen Oktay, “19 bin tırlık, 3 bin  uçaklık gönderilen silahları görüyorsunuz, biz bunu görmezden mi gelelim? Bunu  görmezden gelerek mi… Demokratikleşmeyi biz zaten yapıyoruz ama terör  örgütlerine karşı biz demokratik olamayız ki. Yani ne yapayım? Terör örgütleriyle  oturup da demokratik bir şekilde bunu mu tartışayım? Yani kusura bakmayın biz  terör örgütlerine ve teröristlere karşı din, dil, ırk veya mezhep her neyse  hiçbir ayrım gözetmeden kesinlikle yürütme olarak net durduk, katı durduk ve katı  durmaya da devam edeceğiz.” diye konuştu.

Oktay, Teftiş Kurulunun yerine rehberlik ve denetim birimleri  kurulmasının “denetimin kaldırılması” anlamına gelmediğine işaret ederek, “Bu  kaldırılmamıştır daha da artırılmıştır. Sayıştay aynı şekilde zaten denetimine  devam etmekte. ‘Meclisin elinden her türlü yetki alındı, bütçe yetkisi alındı.’  Bu da doğru değil. Böyle bir yetki alınsa bugün biz burada gecenin bu saatinde ne  yapıyoruz? Hesap veriyoruz. Ben size hesap veriyorum şu anda. Böyle bir yetki de  Meclisten alınmamıştır.” dedi.

Devletin vatandaşına, iş dünyasına ve kamudan kamuya toplam 27 bin  hizmet verdiğini belirten Oktay, bu hizmetlerin yaklaşık 12 bininin vatandaşlara,  yaklaşık 6-7 bininin iş dünyasına ve geriye kalanının ise kamudan kamuya  verildiğini aktardı.

Oktay, hizmetlerin e-devlet üzerinden verilmesine ilişkin çalışmaların  yüzde 87 oranında tamamlandığını bildirerek, “Kısmet olursa dijital dönüşüm  ofisimizle en geç 1 yıl içinde bu sistem, veri entegrasyonuyla tamamlanacaktır.”  bilgisini paylaştı.

2016 ve 2018  döneminde Türk Telekom’un yönetim kurulunda bulunduğu  belirten Oktay, Türk Telekom’un 2005’te özelleştirildiğini anımsatarak, sözlerini  şöyle sürdürdü:

“Türk Telekom özelleştirildiğinde değerinin altında falan değil. Bir  basına da bakarsınız değerinin nasıl üzerinde özelleştirildiğini görürsünüz. 84,5  milyar. O günden bugüne 2005’ten sonrasında kurumlar vergisi, sektörel vergiler,  diğer vergiler, lisans gelirleri temettü olarak yine Hazineye özelleştirme  geliri, halka arz geliri olarak 84,5 milyarlık bir gelir kaydedilmiştir. Buna  ilaveten de yine 32 milyarlık yatırım yapılmıştır. Bunların hepsi Türkiye’dedir.  Kamunun herhangi bir zarara uğratılması söz konusu değil.”

“2023 anma etkinlikleri, temsil tanıtma giderlerine dahil edildi”

Bütçede, 2019 yılı temsil ödeneğindeki artışın, 2023 anma  etkinliklerinin temsil tanıtma giderlerine dahil edilmesinden kaynaklandığını  anlatan Oktay, ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde Başbakanlık nezdindeki  temsil Cumhurbaşkanlığına devredildiği için söz konusu temsil giderinde artış  yaşandığına dikkati çekti.

2019’da 28 adet taşıt alımının öngörüldüğünü dile getiren Oktay, “2018  yılı için de 38 adet araç alımı öngörülmüştü ancak bu araç alımını yapmadık.  2019’da ihtiyacımız olmazsa bunu yine almayız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makam aracı sayısı

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı demirbaşına kayıtlı 3, kiralık  15 ve Başbakanlıktan alınan 3 adet olmak üzere 21 makam aracı kullanıldığını  bildiren Oktay, “Tabii Cumhurbaşkanımız bu 21 adet makam aracını kullanmıyor.  Böyle bir şeyi kullanma şansı da yok zaten. Bu araçlar devlet ve hükümet  başkanlarının, heyetlerin karşılanmasında yoğun olarak kullanılıyor. Bu,  Türkiye’nin uluslararası alanda aktif olmasıyla alakalı bir konudur yani  Türkiye’nin itibarıdır.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanının ilgili aile bireyleri ve bakmak yükümlü olduklarına  ilişkin 3 milyon liralık ilaç, tedavi ve cenaze giderlerinin öngörüldüğü  eleştirilerine de yanıt veren Oktay, “Bu ödenek eski cumhurbaşkanları da dahil  cumhurbaşkanının birinci derece aile bireylerini kapsamaktadır. Bu ödenekten  2017’de yaklaşık 140 bin lira, 2018’de yaklaşık 156 bin lira harcama yapılmıştır.  3 milyon lira ödenek ihtiyaten konulmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığınca misafirlere sunulan ikramların  piyasadan satın alma usulleriyle alındığını, bu ürün ve malzemelerin  Cumhurbaşkanlığında görevli mutfak personelince hazırlanarak ikram edildiğini  bildirdi.

Katar’ın hediye ettiği uçak

“Katar’ın, Türkiye’ye hediye ettiği uçağa” ilişkin bu ülkeye herhangi  bir ödeme yapılmadığını vurgulayan Oktay, “Bahse konu uçak Cumhurbaşkanlığı  envanterine henüz işlenmemiş olup işlemler devam etmektedir. İşlemler  tamamlanınca tabii ki envantere alınacak, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin  envanterinde olacak. Her cumhurbaşkanı bunu kullanabilecektir, şahsa ait değil.”  açıklamasında bulundu.

Oktay, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının fiziki ve teknik  altyapı yatırımlarının 2019’da tamamlanacak olması nedeniyle bütçede yüzde 7,61  oranındaki azalışın sermaye giderlerinden kaynaklandığını, istihbarat  giderlerinde herhangi bir azalmanın söz konusu olmadığını aktardı.

Daha sonra Komisyonda, Cumhurbaşkanlığı, MİT Başkanlığı, MGK Genel  Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Savunma Sanayii  Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı,  Devlet Arşivleri Başkanlığı 2019 yılı bütçeleri kabul edildi.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.